Denetimli Serbestlik Hakkı Var Uygulaması Yok

Paylaş

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) son verilerine göre Rusya’dan sonra en çok hak ihlallerinin yapıldığı Türkiye’de insanlar haksız yere cezaevlerinde yatmaya devam ediyor. Denetimli serbestlik hakkını sahip olan mahkûmların bu hakları çeşitli gerekçelerle öteleniyor.

Ahval’den Selvi Çelik’in haberine göre, özellikle 15 Temmuz’dan sonra “terör” iddiası ile hapis cezası alanların bir kısmı denetimli serbestlik hakkı kazandı. Ancak bu insanların çoğunun denetimli serbestlik hakkından yararlanması için Yargıtay’ın bir an önce karar vermesi gerekiyor. Öte yandan denetimli serbestlik hakkı kazanan ve Yargıtay’ın karar verdiği isimler de bu haklarından mahrum ediliyor.

HDP Kocaeli Milletvekili ve İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Üyesi Ömer Faruk Gergerlioğlu, Yargıtay süreçleri sonuçlanmadığı için denetimli serbestlik hakkından yararlanamayan ve bu nedenle tutukluluk süreleri uzayanların durumunu Meclis gündemine taşıdı. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün yanıtlanması istemi ile verilen soru önergesinde denetimli serbestlik hakkı olan ancak dosyası Yargıtay’da bekleyen isimler yer aldı.

Kilis L Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan Mehmet İrfan Baysal, altı yıl üç ay hapis cezası aldı. Cezaevinde geçirmesi gereken üç yıl sekiz ayı bitirmesine rağmen dosyası Yargıtay’da beklediği için işlem yapılamıyor. Kilis İnfaz Hakimliği denetimli serbestlikten yararlanması için Yargıtay’dan karar gelmesi gerektiğini ifade etti. Bunun üzerine Yargıtay’ı arayan Baysal ailesi bu kez de “Denetimli serbestlik hakkından faydalanabilmesi ve tahliye edilebilmesi için Cezaevi Kurulu’nun toplanması gerekli” yanıtını aldı.

İrfan Baysal ile birlikte Rize Kalkandere L Tipi Cezaevin’de tutuklu bulunan Oğuz Erdoğan, Eskişehir cezaevinde kalan Zubeyir Selman Kahraman, İbrahim Şehitoğlu, Tekirdağ T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Fatih İnce’de cezaevinde geçirmesi gereken süreyi doldurdukları halde denetimli serbestlikten yararlanamıyorlar.

Denetimli serbestlik başvurusu çeşitli gerekçelerle sonuçlandırılmayan tutukluların sayısı ise net değil. Öte yandan dosyası Yargıtay tarafından kararı bağlandığı halde denetimli serbestlikten yararlandırılmayan isimler var.

Yargıtay 16’ıncı Ceza Dairesi 13 Mayıs 2020’de haklarında altı yıl üç ay ila yedi yıl altı ay hapis cezası olan gazetecilerden Hanım Büşra Erdal, Bayram Kaya, Abdullah Kılıç, Cuma Ulus, Mutlu Çölgeçen, Bünyamin Köseli, Cihan Acar, Davut Aydın, Habip Güler, Halil İbrahim Balta, Hüseyin Aydın, Muhammet Sait Kuloğlu, Mustafa Erkan Acar, Oğuz Usluer, Seyid Kılıç ve Ufuk Şanlı’nın kararını onadı. Ancak dört yıldır hapishanede olan bu gazetecilerin de cezaevinde geçirdikleri süre göz önüne alındığında denetimli serbestlikten yararlanma hakları var. Ancak Cezaevi müdürlüğü gazetecilerin bu haktan yararlanmasına izin vermiyor. Konuyla ilgili Ahval’e konuşan Avukat Kemal Uçar, normal şartlarda altı yıl üç ay hapis cezası alanların üç yıl sekiz ayını cezaevinde geçirdikten sonra denetimli serbestlik kapsamında tahliye edilmesi gerektiğini söyledi.

Ancak artık bu normalin dışına çıkıldığını belirten Uçar, denetimli serbestlikten yararlanmak için cezaevi müdürünün onayı olması gerektiğini, baskı dolayısı ile yetkililerin normalin dışında karar verdiklerine dikkat çekti. “FETÖ ve DHKP-C davalarında müdürlüklerin üzerinde baskı olduğunu belirten Uçar, hukuki olarak hükümlünün cezaevinde herhangi bir suça karışmadığı, huzuru bozmadığı dikkate alınarak cezasının son bir yılını dışarıda geçirmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Cezaevleri müdürlükleri FETÖ ve DHKP-C davalarında hukukun arkasından dolaşıyor” diyen Avukat Uçar,  “Böyle giderse denetimli serbestliği beklemeye gerek yok çünkü altı yıl üç ay hapis cezası alanların hukuken yatarı üç yıl sekiz ay. Ancak bunu dört yıl sekiz aya uzatıyorlar böylece denetimli serbestlikten yararlanamayacaklar ve normal tahliyelerini olacaklar” ifadelerini kullandı.

Cezaevi müdürlüğünün hükümlünün pişman olduğuna dair kağıt imzalamasını istediğini belirten Uçar “Ancak cezaevi müdürünün hükümlüye ne teklif ettiğini bilmeyebiliriz. İsim listesi de isteyebilir, etkin pişmanlıktan yararlan da diyebilir” dedi.

Adını vermek istemeyen bir başka avukat ise söz konusu uygulama ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Yetki başsavcılıkta ve artık infaz hâkimliğinde, belli şartlar altında iyi hal raporu veriliyor, bu şartlar arasında da hükümlünün cezaevinde disiplin cezası almaması, herhangi bir suça karışmaması ve suç işlememesi hususunda kanaat oluşması yer almaktadır. Bu durumda şartlar arasında sübjektif olan sadece suç işlememesi noktasında kanaat oluşması konusu bulunmaktadır. Savcılığın ve infaz hakimliğin bu konuda gerekçeli karar vermesi gerekmektedir, genel geçer ifadelerle suç işlememesi kanaati belirtmesinin bir anlamı yok.

İnfaz hâkimliği kararları yeni düzenlemeyle birlikte kesin niteliktedir. Bu kararlara karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapılabilir sadece. Belli suçlar bakımından iyi hal raporu verilmemesi ise Anayasa’da belirtilen eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Bu durumda da yine Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılabilir. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin kararı vermesi zaten yıllar alacak. Aslında şu anki keyfi adaletsiz bir uygulama var.”

Söz konusu hukuksuzluğa dikkat çeken HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu da Bandırma Cezaevi’nde yatan Ümit Baylan’ın denetimli serbestlik hakkı olmasına rağmen tahliye edilmediğine dikkat çekti. Gergerlioğlu, sosyal medya hesabından Baylan’ın şu sözlerini paylaştı:

“44 ay yattım, denetimli serbestliğe çıkış zamanım gelince ‘etkin pişmanlıktan yararlanmamışsın’ denilerek hakkım engellendi, oysa öyle bir şart yoktu, afaki değerlendirme maddeleriyle fazladan yatıyorum şu an.”

, , , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir