KHK’lı Platformları Birliği’nden 2. Manifesto: “Bütün KHK ve OHAL Mağdurlarını Birlikte Mücadeleye Çağırıyoruz!”

Paylaş
Fotoğraf: 5-6 Ekim “Ankara KHK Buluşması”

Bizler, siyasal iktidarın kendi kadrolarını oluşturmak, muhalif sesleri susturmak ve kamusal alanı iktidarı için “dikensiz gül bahçesi”ne çevirmek için başarısız “15 Temmuz” askeri darbe girişimini fırsata çevirdiği “20 Temmuz sivil darbesi”yle kamudan ihraç ettiği iki yüz bine yakın kamu ve kurumlarını doğrudan veya dolaylı yollarla kapattığı 100 bine yakın özel sektör emekçisi veya onların birinci dereceden yakınlarıyız. Yani yaklaşık 3 milyon TC vatandaşını temsil eden çok geniş bir grubuz.


Siyasal iktidarın; Kürt, Türk, Alevi, Sünni, sağcı, solcu, dindar, ateist, başörtülü, başı açık, sosyalist
demeden bir gece yarısı yayınladığı Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) aracılığıyla açlığa, sivil ölüme ve ağaç köküne mahkûm ettiği yüz binlerce emekçisiyiz. Siyasi iktidarın evrensel hukuk, temel insan hakları, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve yasalara aykırı şekilde, hiçbir idari, hukuki süreci işlettirmeden, kurum amirlerinin fişlemeleriyle hazırladığı KHK’lar ve OHAL uygulamalarıyla on yıllardır emeğimizle kazandığımız anamızın ak sütü kadar helal olan işlerimiz elimizden alındı. Sadece işsiz kalmadık; en temel insan ve yurttaşlık hak ve özgürlüklerimizden de mahrum edildik; “terörist” olarak yaftalandık; toplumsal lince maruz bırakıldık; tecrit edildik. Süreç içerisinde arkadaşlarımızdan 60’a yakınını intiharlarla, 500’e yakınını kanser ve benzer hastalıklarla, onlarcasını, kendisine yeni bir hayat kurmak için geçmeye çalıştıkları Meriç ve Ege’nin azgın sularında kaybettik! Hayatta kalabilen bizler ise yaşadıklarımızdan kaynaklı açlık, çaresizlik ve yalnızlıkla baş başa bırakıldık.

Fotoğraf: 28 Eylül, Adana “Güney İlleri Buluşması”


Bu süreçte bizimle yan yana olan siyasetçi, kurum, dost ve akrabalara sonsuz teşekkür ederken, bize yüz çeviren ve adeta üç maymunu oynayanlara da bize yaptıklarından ve yapılanlara göz yumduklarından dolayı “utanacağınız günler yakındır!” diyoruz.


Bu süreçte yeni bir kavram/kimlik ortaya çıktı. Tarihin belli dönemlerini tanımlayan “1402’likler”, “ikna odaları” gibi, bizler de “KHK’lılar” olarak anılıyoruz artık. Var olan kimliklerimize yeni bir kimlik daha eklendi. Hem de devletin bir gece yarısı Resmi Gazete’de yayınladığı listeler sayesinde. Diğer kimliklerimiz ya doğuştan getirdiklerimiz ya da yaşam içerisinde bizim seçtiklerimizdi. Oysa ki KHK’lı veya “OHAL mağduru” kimliği bize devlet gücünü ele geçirmiş siyasal iktidar tarafından zorla dayatılmış ve bunu kabullenmemiz beklenmişti. Ancak biz var olduğumuz her ortamda ve zeminde bize yapılan ihraç ve benzeri uygulamaların haksız ve hukuksuzluğunu anlatmaya, bunu asla kabul etmeyeceğimizi vurgulamaya çalıştık. Kimimiz bunu sokağa çıkarak, kimimiz sendikasında, kimimiz sosyal medyada, kimimiz dernek ve siyasi partilerde, kimimiz en yakınındakine, mahallesine anlatarak haykırdı ve asla susmadı. Bulduğumuz her fırsatı haksızlığı-hukuksuzluğu anlatmanın zeminine dönüştürmeye çalıştık.


Ta ki, KHK’lı Platformları kurulana kadar.


KHK’lı Platformları,
bugüne kadar yan yana gel(e)memiş devletin KHK listeleriyle aynı çuvala koyduğu ihraç kamu emekçilerinin bir araya gelmesi ve birlikte mücadele etme iradesiyle oluştu.

Siyasal iktidar KHK’larla aslında Türkiye’de Kamu emekçileri tarihinde bir “ilk”in gerçekleşmesinin ve belki de ilk kez bu kadar farklı insanınortak bir kimlik” etrafında buluşmasının ve mücadele etmesinin yolunu açmış oldu. Bizleri, “neden ihraç edildiğimiz” değil “nasıl ihraç edildiğimizbirleştirmiştir. Yüzde doksan dokuzu (%99) lisans ve üzeri eğitime sahip, üretken ve yaratıcı bir kitlenin bir araya gelmesi de bu sürecin sonucunda gerçekleşti. KHK Platformları, KHK ile ihraç edilmiş kamu emekçilerinin kendi iradeleriyle, kendi sorunlarını çözmek ve taleplerini gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kişilerden oluşmaktadır. Bu platformlar KHK ve OHAL mağdurlarının öz örgütleri ve tabandan oluşan birlikleridir; KHK’ların kolektif çalışma, ortak akıl ve uygun gördükleri yol ve yöntemlerle, kendi sorunlarına çözüm bulmak için “gönüllülük esası” üzerine kurulmuş mücadele örgütleridir. KHK Platformları tüm kimliklerin özgünlüklerini içeren, farklılıkların farkında ve bu farklılıklarıyla var olan ve aslında gücünü de buradan alan mücadele zeminleridir.

KHK’lı Platformları Birliği iki yönlü bir mücadele anlayışını benimsemektedir. Çünkü hem KHK’lar, hem de sonrasında yaşanılanlar emek ve demokrasi sorunudur. Bu nedenle Birliğimiz; emek ve demokrasi mücadelesinin hem öznesi hem de parçasıdır. En temel haklarımızı gasp eden KHK’lar aynı zamanda ağır ve sistematik bir işkence yöntemi olarak büyük bir insan hakları ihlalidir. Bu temelde, platformlar aynı zamanda insan hakları odaklı mücadelenin de özne ve parçasıdırlar.


Birkaç ille başlayan KHK örgütlenmesi şu anda 22’ye ulaşmış olup, sayı ve gücü her gün daha da artmaktadır. Kamu emekçilerinin öz örgütleri KHK’lı Platformları büyüyüp yaygınlaştıkça, mücadeleyi daha güçlü ve etkili hale getirmek için tüm illeri içeren “KHK’lı Platformları Birliği” adıyla bir üst örgütlenmeyi gerçekleştirme zorunluluğu hasıl oldu. Artık KHK’lılar ve OHAL mağdurlarının Türkiye’nin tamamını kapsayan, onları birleştirerek örgütlü bir güç haline getirecek bir birlikleri var.


Bizler “KHK’lı Platformları Birliği” olarak; KHK ile ihraç edilmiş ve OHAL uygulamaları ile mağdur edilmiş tüm kişileri bu birlik çatısı altında birleşmeye çağırıyoruz! KHK rejimiyle haksız ve hukuksuzluğa uğramış ve emek, demokrasi ve insan hakları mücadelesi veren tüm kesimlerle yan yana, omuz omuza birlikte mücadele edeceğimizi vurguluyor, kazanacağımıza olan inançla, bütün KHK’lı ve OHAL mağdurlarını dayanışma ve birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

KHK’LI PLATFORMLARI BİRLİĞİ

, , ,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir